Öfkeyle Kalkan Zararla Oturur Atasözünün Anlamı

Öfkeyle Kalkan Zararla Oturur Atasözünün Anlamı

Öfke insanlarda kontrol edilmesi zor ve güç bir duygudur. Sürekli öfkeli bir şekilde hayatımızı sürdürmediğimiz için öfkelendiğimiz zaman bu duyguyla başa çıkamayabiliriz. Atalarımız yüzyıllar önce bunu fark etmiş ve durumu özetleyen güzel bir atasözü söylemişleridir. Öfkeyle kalkan zararla oturur. Okumaya devam et Öfkeyle Kalkan Zararla Oturur Atasözünün Anlamı

Bulgaristan Hakkında Bilgi

Bulgaristan Hakkında Bilgi

Balkanlar’daki halk cumhuriyetlerinden biridir. Kuzeyinde Romanya, doğusunda Karadeniz, güneyinde Türkiye ve Yunanistan, batısında Yugoslavya vardır. Yüzölçümü 110 994 km2, nüfusu 7,364,570’dir. Bulgaristan’ın başkenti Sofya’dır.

Doğu-batı doğrultusunda uzanan Balkan dağları Bulgaristan’ı ikiye ayırır. Bu dağların en yüksek yeri Botev (Yumrukçal) tepesi2 376 myüksekliktedir. Güneybatı kesimi Rodop dağlarıyla kaplıdır. Rodop’ların en yüksek yeri Rila dağındadır (2 990 m). Balkan ve Rodop dağları arasında Meriç nehrinin suladığı verimli bir ova uzanır. Bulgaristan’ı sulayan diğer akarsular Meriç’in kolları olan Arda, Tunca çaylarıyla Tuna’ınn kolları olan İsker, Yanta, Osmar nehirleridir. Okumaya devam et Bulgaristan Hakkında Bilgi

Belediye Hakkında Bilgi

Belediye, şehirlerde su, yol, aydınlatma, temizlik, şehir içi ulaşımı gibi uygarlık ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan teşkilâttır. Belediyeler belirli bir sınır içinde görev yapar. Türkiye’de bütün il ve ilçeler ile nüfusu 2 000 den fazla olan yerleşme merkezlerinde belediye vardır. Belediyeleri halk tarafından seçilen belediye meclisleri, belediye encümenleri ve belediye başkanları yönetir.

Belediyelerin görevleri nelerdir? Lokanta, gazino, kahvehane gibi yerleri hem sağlık bakımından hem fiyat bakımından kontrol etmek; itfaiye teşkilatı kurmak; ölenlerin defin ruhsatını vermek; kasaplık hayvanların sağlık kurallarına uygun şekilde kesilip satılmasını sağlamak; dükkânların temizliğini, fiyatlarını kontrol etmek; aydınlatma, temizlik, su gibi ihtiyaçları sağlamak; şehrin imarını planlamak; cadde, sokak ve meydanları düzenlemektir. Okumaya devam et Belediye Hakkında Bilgi

Dilbilgisi Nedir, Dilbilgisi Hakkında Bilgi

İnsanlar duygu ve düşüncelerini dille anlatırlar. Çevremizdeki varlıkları adlandırıp kavramamız da dil yoluyla olur. Dil olmasaydı gördüğümüz bütün varlıkların hiçbir anlamı olmazdı.

Bir dilin ses, şekil ve cümle yapısını inceleyen bilime dilbilgisi denir. Dilbilgisi yanlışsız yazmayı ve konuşmayı, imlâyı, noktalamayı öğretir. İmlâ bir dilin belli kurallarla yazıya geçirilmesidir. Okumaya devam et Dilbilgisi Nedir, Dilbilgisi Hakkında Bilgi

Edirne İli Hakkında Bilgi, Edirne İli İlçeleri

EDİRNE İLİ

Yüz ölçümü 6 276 km2, nüfusu 399.316 (2011 yılı). Edirne. Tunca ve Arda kollarının Meriç nehrine karıştığı yerde kurulmuş bir şehirdir. Posta kodu:22000. Belediye sınırları içindeki nüfusu 272.294, 127.022 kişi ise belde ve köylerde ikamet etmektedir.

İl toprakları düzlüktür. Kuzeyde Istarınca dağlarının batı etekleri en yüksek bölümdür. Başlıca akarsuyu Meriç’tir. Bulgaristan’dan doğan Meriç Edirne yakınlarında Tunca ve Arda kollarını alır, Sonra güneye inerek Türkiye – Yunanistan sınırını çizer, İpsala yakınlarında Ergene kolunu alır, çatal ağız yaparak Enez körfezinden denize dökülür. Denize döküldüğü yerde küçük birkaç göl meydana getirir. Bunların en büyüğü Gala gölüdür. Edirne’de yazlar sıcak, kışlar soğuk geçer. Yağış bahar ve kış aylarındadır. Kuzeyde ıstarınca dağı etekleri ormanlıktır. İl toprakları verimlidir. En çok buğday, mısır, çeltik ekilir. İpsala ve Enez bölümünde iyi cins kulaklı pirinç yetiştirilir. Hayvancılıkta ileri durumdadır. Okumaya devam et Edirne İli Hakkında Bilgi, Edirne İli İlçeleri

Burun Hastalıkları

Burnumuzun içindeki kıllardan başka bir de sümük çıkaran bezler vardır. Yapışkan  ve tuzluca olan sümük burnumuzun içini hep ıslak tutar. Burnun en sık görülen hastalığı nezle’dir. Nezle aslında bütün vücudu ilgilendiren  bir hastalıktır. Bu hastalığın mikrobu çoğu defa burnumuzdan girerek vücuda dağılır. Okumaya devam et Burun Hastalıkları

Dünyanın Yaşı

Bu konu uzun zamandan beri insanlar için merak konusu olmuştu. Yalnız yakın çağlar içinde dünyanın oluşumu bilimsel yollarla ele alınabildi. Böylece birtakım kuramlar belirdi. Geçen yüzyıl içinde İngiliz bilgini Kelvin dünyanın soğuması üzerinde durarak, soğuma oranına göre bir hesap yapmıştır. Okumaya devam et Dünyanın Yaşı

Dünya Anlayışı

Her çağın insanı dünyayı kendi yaşama tarzına, ekonomik ve toplumsal hayatına, inançlarına uygun olarak düşünmüştür. Eski Mısırlılar için dünya kutu biçimindeydi, gökyüzü de bir kapak gibi bu kutuyu kapıyordu. Eski Hintliler buna benzer bir görüşü çok daha süsleyip püslediler. Onlara göre uçsuz bucaksız bir deniz vardı; onun üstünde kocaman bir kaplumbağa yüzüyor ve sırtında dört fil taşıyordu. Filler de sırtlarında tabak gibi düz bir daire taşıyorlardı; bu, dünyaydı. Daha başkaları dünyayı bir öküzün boynuzları üstünde düşündüler. Öküz kızdırıldıkça boynunu sallıyordu; bu da depremleri yaratıyordu. Okumaya devam et Dünya Anlayışı

Ay ve Güneş Tutulması

Ay dünyamızın bir uydusu olduğu için dünyanın çevresinde döner. Daha önce söylediğimiz gibi dünya da güneşin çevresinde dönmektedir. Bu hareketler sırasında zaman zaman güneşin ya da ayın ışıklarını alamaz oluruz; kısa bir zaman için kararırlar. Okumaya devam et Ay ve Güneş Tutulması

Birinci Dünya Savaşı, Birinci Dünya Savaşı Sonuçları

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI: Yüzyılın başlarında Avrupa’da siyasal durum çok karışıktı. Eskilerden kalma birtakım toprak kavgaları sürüp gidiyordu. Birçok devlet yeni yeni sömürgeler elde etmek istiyorlardı. Devletler birtakım çıkar birlikleri halinde bir araya gelmeye başladılar. Özellikle Almanya çok güç durumda olan ekonomisini kurtarmak için huzursuzdu. Zaten kendini dünyanın en büyük güçlerinden biri olarak görmekteydi. İngiltere, Fransa da yayılmak istiyorlardı. Çarlık Rusya’sı da bakışlarını batı ve güney sınırlarına dikmişti. Bu hava içinde herkes ufak bir bahane beklemekteydi. Avusturya – Macaristan veliahdını bir Sırp’ın Saraybosna’da öldürmesi yeterli oldu. Kısa bir anda her ülke birbirine savaş ilan etti, saldırıya geçti.

İlk önce Avusturya – Macaristan, Sırbistan’a, onu koruyan Rusya, Avusturya – Macaristan’a savaş açtı. Almanya bu sonuncusunun bağlaşığıydı; seyirci kalamazdı. Öte yandan Fransa ile İngiltere Rusya’nın bağlaşığıydı. Bunlarla birlikte bir sürü küçük devlet büyük devletlerin bu kuvvet gösterisinin ortasında buldular kendilerini. Almanya savaş gücüne çok güveniyordu ve hızlı bir saldırıya geçerek kısa zamanda Fransa ile Rusya’yı istilâ edebileceğini ve savaşın Avrupa içindeki önemli kısmını bitireceğini sanıyordu; ondan sonra İngiltere’yi dize getirmek de kolay olurdu. Gerçekten de uzun zamandan beri bütün gücü ile böyle bir savaşa hazırlanmış olan Almanya ilk anlarda büyük başarı kazanır gibi oldu. Bir bakıma Rus cephesi de o kadar parlak geçmedi. Her iki yanın kısa süreli başarıları bir yana, Almanlar işin başında umduklarını gerçekleştiremediler. Ama, savaşın uzaması sonunda, zaten yüzyılın başından beri büyük bir çalkantı içinde bulunan Rusya’nın ordularında moral çöküntüsü belirdi ve bozguna uğramaya başladılar. 0 sıralarda Almanya’ya dost görünen İtalya birden onun karşısında yer alarak savaşa katıldı. Almanlar gene bu sıralarda devleti elinde tutan kimseleri etkileyerek Osmanlı İmparatorluğu’nu da kendi yanlarında savaşa sokmayı becerdiler. Bulgaristan da yardıma koşarak uzun zamandır başarı ile direnen Sırpları ezdi. Okumaya devam et Birinci Dünya Savaşı, Birinci Dünya Savaşı Sonuçları