Bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklık kazanmak için aşılanan madde. Günümüzde aşı yardımıyla birçok hastalıklar önlenmekte, eskiden birçok cana kıyan hastalıklar artık bir tehlike olmaktan çıkmış bulunmaktadır. Ancak, gerekli aşıları doktorun söylediği şekilde yaptırmak da lâzımdır. Üç çeşit aşı vardır. Hastalık yapma kuvveti azaltılmış canlı mikroplarla aşı, öldürülmüş mikroplarla yapılan aşı, kuvveti azaltılmış mikropların toksinleriyle yapılan aşı.
1) Kuvveti azaltılmış mikroplarla yapılan aşılar: Bu tip aşılar çiçek, kuduz, verem, veba, lekeli humma, tavuk kolerası ve şarbon hastalıklarına karşı kullanılır.
Çiçek aşısı: Yeryüzünde aşı ilk defa çiçek hastalığına karşı kullanıldı. Aşıyı geliştiren İngiliz doktoru Edward Jernner’dir (1749 -1823). Jenner’den önce ineklerdeki çiçeğin insanlarda bir çeşit bağışıklık uyandırdığı fark edilmişti. Türkiye’de de çiçek hastalığı olan ineklerin sütünü sağan kimselerin bir bağışıklık kazandığı biliniyordu. Nitekim o zamanki İngiliz elçisinin eşi ünlü İngiliz yazarlarından Lady Montague (1689 – 1762) bunu bir mektupla İngiltere’deki dostlarına bildirmişti. Dr. Jenner bu alanda çalışarak ineklerdeki çiçek mikrobunu zayıflatmayı başardı ve çiçek aşısı başarıyla kullanıldı.
Kuduz aşısı: Kuduz, bir defa yakalandıktan ve belirtileri görüldükten sonra kurtuluşu olmayan bir hastalıktır. Fransız bilgini Pasteur, uzun çalışmalardan sonra kuduz aşısını bulmuş ve aşı ilk defa 1885’te başarıyla insanlara tatbik edilmiştir. Kuduz aşısı, bir kuduz hayvan tarafından ısırıldıktan sonra yapılır.
Verem, (tüberküloz) aşısı: Verem aşısı BCG diye anılır. Bu aşıyı Calmette ve Guerin adlı bilginler bulmuştur. Aşının adı Bacille Calmette – Guerin sözlerinin ilk harflerinden oluşur. Esası, etkinliği zayıflatılmış sığır veremi basilleridir.
Lekeli humma, tavuk kolerası ve şarbon aşıları da bu tip aşılar arasındadır.
2) Öldürülmüş mikroplarla yapılan aşılar: Bu aşılar salgın hastalık tehlikesi olduğu zaman kullanıldığı gibi bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Salgın tehlikesinde kullanılan aşılar kolera, tifo, veba, Weil hastalığı ve lekeli hummaya karşı yapılır. Tifoya karşı ilk defa 1896’da, vebaya karşı da Î897’de yapılmıştır.
3) Kuvveti azaltılmış mikrop toksinleriyle yapılan aşılar: Bunlar, difteri, tetanos, basilli dizanteri, kızıl hastalıklarına karşı yapılır. Difteri toksini ilk defa 1887’de Emile Roux ve Yersin tarafından bulunmuştur. Toksin çok zehirli olduğundan doğrudan doğruya kullanılmaz. Bunun hafifletilmişi ilk defa 1913’te kullanılmıştır.
ÇOCUK FELCİ AŞISI
1954 yılına kadar, çok tehlikeli bir hastalık olan çocuk felci, o yıl kullanılmaya başlanan Salk aşısıyla artık korkulacak bir hastalık olmaktan çıkmıştır. Çocuk felci aşısı hem öldürülmüş hastalık mikropları hem de hastalık yapma kuvveti azaltılmış mikroplarla yapılır. Amerikalı bilgin Dr. Jonas Salk’ın bulduğu aşı, öldürülmüş mikroplardan hazırlanır. Daha sonra bulunan Sabin aşısı ise hastalık yapma kuvveti azaltılmış canlı virüslerle yapılan bir aşıdır. 1958′ den beri kullanılmaktadır. Salk, deri altına yapılır, Sabin aşısı ağızdan alınır.
Çocuklara, okul çağında karma aşılar yapılır. Bunlar difteri-tetanos, difteri -tetanos-boğmaca, difteri-tetanos-tifo aşılarıdır. Aşıların asıl dozu verildikten sonra belirli aralarla birer doz verilerek bağışıklık süresi uzatılır.